Fidan: Gündemimizdeki konuların başında Yemen'deki durum geliyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Seyid Bedr bin Hamad El Busaidi ile ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Seyid Bedr bin Hamad El Busaidi ile ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın konuşmasından bazı satır başları şu şekilde:
"Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz yıl Ekim ayında Umman'da bir ziyaret gerçekleştirmişlerdi. Söz konusu ziyaret vesilesiyle 16 ayrı anlaşma imzalanmıştı. Bugün değerli kardeşimle beraber üzerinde çalışmakta olduğumuz projeleri ve geleceğe dönük planlamalarımızı ele aldık.
İkili ticaret hacmimizi 5 milyar dolar seviyesine yükseltmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Geçtiğimiz ay vize serbestisi uygulamasını başlatmıştık iki ülke arasında. Bu adım ticaret ve turizm alanları başta olmak üzere birçok alanda ülkelerimize büyük fayda sağlayacak.
Savunma sanayii alanındaki işbirliğimizi de kazan kazan anlayışıyla daha ileri taşımayı arzu ediyoruz. Ekonomik, siyasi ve kültürel konularda hayata geçirebileceğimiz büyük potansiyel bulunmakta. Önümüzdeki dönemde teknik düzeyde çok sayıda inşallah toplantı gerçekleştireceğiz.
Bugünkü görüşmelerimizde bölgemizi ilgilendiren kritik meseleleri de ele aldık. Gündemimizdeki konuların başında Yemen'deki durum geliyor. Yemen'in güney vilayetlerinde yaşanan gelişmelerin bölgesel düzeyde istikrarsızlığa yol açma ihtimali bulunmaktadır. Umman dahil bölge ülkelerinin bu konudaki endişelerini ve hassasiyetlerini paylaşmaktayız.
Türkiye Yemen'in eğemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünün muhafazasını güçlü biçimde desteklemektedir. Yemen'de anayasal meşruiyet temelinde kalıcı bir siyasi çözümün sağlanması gerekitğini yineliyoruz. Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinin sağduyulu ve yapıcı tutum sergilemeleri gerilimin büyümesine engel olmuştur.
Bugün ayrıca Gazze'deki durumu da ele almaktayız. Uluslararası toplumun beklentisi ateşkesin gerekliliklerinin eksiksiz biçimde yerine getirilmesidir. Ancak İsrail sivil halkı hedef almayı sürdürmekte ve ihtiyaç duyulan insani yardımın Gazze'ye ulaşmasına yeteri miktar izin vermemektedir. Ateşkesin ilanından bu yanı İsrail tarafından öldürülen Gazzelilerin sayısı 420'yi geçmiştir.
Türkiye bakımından Gazze'nin geleceğine dair 3 husus bizim için büyük önem taşımakta. Birincisi Gazze'nin bütünlüğünün korunması gerekmektedir. Hangi proje uygulanacaksa imar için uygulansın Gazze'nin bütünlüğü korunmalıdır. İkincisi Gazze'nin Gazzeliler tarafından yönetilmesi hukuki ve vicdani bir sorumluluktur ve zorunluluktur. Üçüncüsü Gazze'de yaşayacak olan Gazzelilerdir. Ve bu bölgede yapılacak bütün imar faaliyetleri Gazzeliler için olmalıdır. Bu hususlara riayet edildiği sürece gündemde olan girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz.
Suriye'deki olayların seyri bizim için fevkalade önemlidir. Çok yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve uluslararası ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat halindeyiz.
Bizim görmek istediğimiz istikrar ve bölgesel barış. Bunun dışında bir hedefimiz yok. Fakat İsrail'in bölgedeki yayılmacılığı bu vizyonun tersine bir tablo ortaya çıkartmakta. Özellikle bölünmeden, kaostan ve zayıfıktan beslenen bir güvenlik stratejisi sahibiler. Bunun değişmesi lazım. Biz Suriye, Amerika ve İsrail arasında yürütülen görüşmelerin bölgenin lehine Suriye'nin toprak bütünlüğüne, güvenliğine, istikrarına olacak şekilde neticelenmesini temenni ediyoruz, teşvik ediyoruz.
Son birkaç gündür devam eden Halep'teki olaylar maalesef son 1 yıldır uyardığımız tekrar tekrar defaatle dile getirdiğimiz hususun tecelli etmesi. SDG'nin zamana oynamak yerine bölgede sahici bir kendi ülkesinde entegrasyon sürecine hayata geçirmeye başlamış olsayadı bunların hiçbirini biz görmeyecektik."
Hibya Haber Ajansı© Copyright 2026 Kastamonu Haberci Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.